EKİM: MEME KANSERİ FARKINDALIK AYI


Bilindiği gibi kanser günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Sebebi bilinen ölümler sıralamasında ilk sırayı alan kanser, öldürücülüğü yanında bıraktığı sakatlıklar ve tedavisindeki yüksek maliyetler nedeniyle iş gücünde ve ülke ekonomisinde çok ağır kayıplara neden olmaktadır. Kanserle mücadelede ülkelerin kendi Ulusal Kanser Kontrolü programlarını geliştirmeleri önemlidir. Kanser kontrol programları doğru ve güvenilir kanser verilerinin toplanmasını, önlenebilir kanser etkenleri ile mücadele edilmesini, taranabilen kanserler için etkin tarama programları geliştirilmesini ve tedavi hizmetlerini kapsamaktadır. Ülkemizin de 2008 Yılından beri uyguladığı Ulusal Kanser Kontrol programı bulunmaktadır.
81 ile yaygınlaştırdığımız Aktif Kanser Kayıtçılığı uygulamamız ile güvenilir kanser verileri toplanmaktadır. Son verilerimize göre kadınlarda en sık görülen ilk 5 kanser şöyledir: Meme, Tiroid, Kolorektal, Rahim ve Akciğer kanseridir. 

Meme Kanseri tüm Dünya'da olduğu gibi ülkemizde de kadınlarda en sık görülen kanser olup, yılda yaklaşık 15.000 kadını etkilemektedir. 2000’li yıllardan beri tüm kanser istatistiklerinde kadın kanserlerinin %20-25’i meme kanseridir.
Risk faktörleri arasında ailede meme kanseri öyküsü, erken ilk adet yaşı, geç menapoz, çocuk emzirmeme, obezite sayılabilir. Riski azaltmak amacıyla kilo kaybı düzenli egzersiz gibi davranış değişiklikleri etkili olabilir. Ancak risk faktörlerini en aza indirecek hayat tarzı değişikliklerinin yanısıra hastalığın erken teşhisine yönelik yapılan meme kanseri taramaları bu kanserden ölümleri ve hastalığın sıklığını azaltmada en etkili yöntemlerdir. Mamografi üzerinde son yıllarda bazı tartışmalar olsa da, halen en güncel bilimsel veriler ile en az % 20 yaşam katkısı sağlamaktadır (Independent UK Panel on Breast Cancer Screening Lancet. 2012). Kanser taramaları gönüllülük esasına dayanır ve kadınlarımızın katılımı ile başarıya ulaşabilir. Bu nedenle kadınların meme kanseri nedenleri, belirtileri, korunma, tarama, taramanın ne zaman ve nasıl yapılacağı hakkında bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi önemlidir.
Meme kanseri tedavisi erken evrelerde yüzde yüz sağlanabilir. İleri evrelerde hem yaşam süreleri kısıtlı hem de tedavi seçimleri hastalar için yaşam kalitesini düşürecektir. Radikal meme cerrahisi, kemoterapi ve radyoterapi ile sadece yaşam kalitesi düşmeyecek, ayrıca kamu maliyetleri de artacaktır. Ülkemizde teşhis edilen meme kanserlerinin yaklaşık yarısı ne yazık ki ileri evrelerde olup, meme koruyucu cerrahi oranlarımız halen istediğimiz düzeylerde değildir. The Journal of The American Medikal Association (JAMA) dergisinde 2014 Mayısında yayınlanan bir makalede meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi tedavisi alan hastalar ile iki taraflı mastektomi tedavisi alan hastalar karşılaştırıldığında benzer ölüm oranlarına sahip olunduğu saptanırken, tek taraflı mastektomi tedavisi alan hastalarda ölüm oranı daha yüksek bulunmuştur. Bu bilimsel veride meme koruyucu cerrahilerin seçilmiş olgularda ve erken teşhis de güvenle uygulanabileceğini göstermektedir. Toplum tabanlı taramaların yapıldığı merkezlerde ise %85 oranında erken evrede teşhis edilmektedir. Unutulmamalıdır ki, erken teşhis hayat kurtarır, meme koruyucu cerrahiler ve meme onarımı ise hayata bağlar.
Meme kanseri taramalarına başlama yaşı Avrupa’da genel olarak 50, Amerika’da ise 40’dır. İngiltere yaş aralığını genişletme kararı alarak 2016 yılından itibaren meme kanseri taramalarını 47-73 yaş aralığına uygulayacağını açıklamıştır. Amerika Ulusal kanser enstitüsü Uluslararası Kanser Taramaları Ağına (ICSN) veri gönderen 26 ülke arasında meme kanseri taramalarına 40 yaşında başlayan ülkeler; Avustralya, Çin, İzlanda, Japonya, Kore, Suuid Arabistan, İsveç, Amerika, Uruguay, 45 yaşında başlayan ülkeler; Çek Cumhuriyeti, Macaristan Portekiz, İspanya (Navarra, Valencia), Yeni Zellenda’dır. Ülkemizde meme kanserli olgularımızın yaklaşık yarısı 40-50 yaş aralığında görülmektedir. 2013 yılında ülkemizin konuyla ilgili önde gelen değerli bilim insanları ile konsensus sonucu alınan karar ile meme kanseri taramalarına başlama yaşı 40 olarak belirlenmiştir.
Tarama oranlarına katılımı etkileyen önemli bir diğer unsur da mamografi programlarında uygulanan kalite kriterleridir. 

Güncel yayınlarda 3D mammografi kullanımının meme kanseri taramalarında daha yüksek sensitivite ve spesifite sağladığı söylenmektedir (Tingberg A et al, Radiat Prot Dosimetry. 2011). İtalya’da yürütülen toplum tabanlı meme kanseri taramasında 2D ve 3D dijital mamografi sonuçları karşılaştırılmıştır, bu çalışmada 3D tomosentezli mamografi kullanımının kanser tespit oranlarını 2.7/1000 arttırdığı (Ciatto S., et al. Lancet 2013) ve yalancı pozitif ek tetkik isteme oranlarını ise %36.6 (Melissa A et al, Radiology 2014) düşürdüğü gösterilmiştir.

0 yorum:

Yorum Gönder